Sarı-Kırmızılılar’ın sözleşme uzatması için kampanyalar başlattığı, tribünde pankartlar açtığı Avustralyalı yıldızın menajeri Mandic, bu hafta içinde İstanbul’a gelerek yönetimle masaya oturacak.
Geçen sezon başında Liverpool’la yollarını ayıran Harry Kewell, başta Roma olmak üzere birkaç Avrupa kulübüyle görüşmeler yapmış, ancak sağlık sorunları nedeniyle anlaşma sağlayamamıştı. Bu dönemde devreye giren Galatasaray Yönetimi, sözleşmeye bu sıkıntıyla ilgili herhangi bir madde konulmayacağının garantisini verince, Sarı-Kırmızılı kulüp
çok büyük bir yıldız kazandı. Kısa sürede taraftarların sevgilisi haline gelen Avustralyalı futbolcu, özellikle bu sezon yükselen performansıyla parmak ısırtıyor. Oyununu 90 dakikaya yayarak “60 dakikalık futbolcu” eleştirilerini de bertaraf eden 31 yaşındaki Kewell, sadece Rijkaard’lı dönemde 26 resmi maça çıkıp 1764 dakika sahada kaldı, 14 gol attı, 5 de asist yaptı.
Oynamadığı bölge yok!
Sol açıktan sağ açığa, orta sahadan forvete, hatta stopere kadar her yerde başarıyla görev yapan ve kontratı sezon sonunda bitecek olan Harry Kewell’ın takımda kalmasını isteyen taraftarlar, kampanyalar başlatmış, son olarak da tribünde “Stay with us Harry (Bizimle kal Harry)” pankartı açılmıştı. Ve FANATİK müjdeyi açıklıyor… Yıldız futbolcunun menajeri Bernard Mandic, bu hafta içinde İstanbul’a gelerek yönetimle masaya oturup, yeni bir kontrata imza atacak.
Harry Kewell bu sezon ne yaptı?
Maç Dakika Gol Asist Sarı Kırmızı
Süper Lig 16 1141 9 3 3 -
Türkiye Kupası 1 78 1 1 1 -
Avrupa Kupası 9 545 4 1 2 -
Toplam 26 1764 14 5 6 -


December 22nd, 2009 at 3:57 am
eksisozlukte bir cok transferi bilen hatta Haldun Ustunel oldugu ileri surulen yazarin (tek ihtimali olan insanlarin hikayesi)bu geceki entrysi:
canı gönülden “stay with us harry” diyenlere, yarın oynanacak trabzonspor maçından sonraki iki gün içerisinde başında noel baba şapkası, yüzünde takma sakal, kucağında 21 aylık kızı matilda, sağında 5.5 yaşındaki kızı ruby, solunda 7.5 yaşındaki oğlu taylor, masanın karşısında güzeller güzeli eşi sheree ile birlikte akşam yemeği yerken, bernard’dan gelen çağrıya, o sıcacık gülümseyişiyle “its okay, sign it” cevabını vererek telefonu masaya bırakacak, matilda’sına minik bir öpücük kondurup kokladıktan sonra “one moment please” diyerek bahçeye çıkıp gökyüzündeki yıldızlara bakacak, derin bir nefes alıp, gözlerini kısarak, “they said it’s over.. they said he can’t stand up, he can’t play” diyenlere inat “yeah, i was reborn at galatasaray” diye iç geçirip biraz gurur, biraz da aile hasretinin sürecek olmasından sebep dökeceği birkaç damla gözyaşını silmek üzereyken, omzuna dokunan yumuşacık bir el o yaşları silip dudağına minik bir öpücük konduracak, “you deserved it harry, we are just fine. dont worry baby, please” sözleri karşısında bayan sheree’ye sarılarak, 2 yıl daha sarı-kırmızılı formayı giyeceğinin müjdesini gönderecektir…
umarim dogrudur…
December 22nd, 2009 at 4:06 am
Bu yazıyı okuyupta gerçekleşmeyeceğini düşünebilen var mıdır?
I was reborn at Galatasaray kısmı bitirmiş olayı…
November 12th, 2010 at 7:02 pm
FYI, your RSS feed is broken in my Feedburner, please fix it! thanks